Get Adobe Flash player
ManazNet English

Stratejik Yorumlar

SKY Türk

İsraHaber Ortadoğu

Filistin'de Nakba Gününde 340 Yaralı
17 May 2012 -

15 Mayıs 1948'te Filistin'de İsrail rejiminin kuruluşunun yıldönümünde İsrail ask […]

İran'ın Direnişe Verdiği Desteği Kimse Kıramayacaktır
17 May 2012 -

İran İslam Cumhuriyeti'nin Lübnan Büyükelçisi Gazanfer Rukn Abadi, İran'ın direni […]

Körfez Ülkeleri ABD ile Beraber Suriye Muhalefetini Silahlandırıyor
17 May 2012 -

Washington Post, gazetesinin haberine göre, Körfez ülkeleri washington İle koordineli olarak Su […]

BBC Ortadoğu

Suriye'deki istifaların sonuçları
18 May 2012 - BBC Turkish

Burhan Galyun'un istifasından sonra Suriye Ulusal Konseyinde tepkiler sürüyor. […]

İran'dan Google'a harita uyarısı
18 May 2012 - BBC Turkish

İran internet harita hizmetinde İran ile Körfez ülkelerini ayıran Basra Körfezi'nin üze […]

'Şam'daki saldırıların arkasında El Kaide olabilir'
18 May 2012 - BBC Turkish

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Suriye'de geçen hafta bomba yüklü araçlarla düzenlenen ve […]

Suriyeli Alevilerin mini portresi
18 May 2012 - BBC Turkish

Ortadoğu'nun kaynayan ülkesi Suriye'de Aleviler, azınlık olmalarına karşın rejimin […]

Mısır'da seçim öncesi çelişik tahminler
18 May 2012 - BBC Turkish

Mısır'da altı hafta sonra kimin devlet başkanı olacağı konusunda kamuoyu yoklamaları b […]

Panoramio Fotoğrafları

BELGELERLE KERKÜK’ÜN TÜRK KİMLİĞİ VE TARİHİ GERÇEKLER

Ali Kerküklü

Irak, tarih boyunca pek çok medeniyete beşiklik eden bir ülkedir. Örneğin M.Ö. 5000 yıl­la­rın­da Sü­mer­le­rin, 2750’ler­de Akad­lar’ın, 2000 do­lay­la­rın­da Asur­lu­la­rın, 1171 yıl­la­rı­na ka­dar da Ba­bil­li­ler’in yur­du olan Me­zo­po­tam­ya, M.S. Ro­ma­lı­lar ve Sa­sa­ni­le­rin elin­de kal­mış­tır. 7. yy.’da Me­zo­po­tam­ya Müs­lü­man­la­rın akın­la­rı­na sah­ne ol­muş ve 637 yı­lın­da böl­ge­nin ta­ma­mı İs­lam ida­re­si­ne bağ­lan­mış­tır. Sı­ra­sıy­la Eme­vi Dev­le­ti, Ab­ba­si Dev­le­ti, Sel­çuk­lu Dev­le­ti, Mu­sul ve Sin­car Ata­bey­li­ği, Er­bil Ata­bey­li­ği, Ce­la­yir­li­ler Dev­le­ti, Ka­ra­ko­yun­lu Dev­le­ti, Ak­ko­yun­lu Dev­le­ti, Os­man­lı İm­pa­ra­tor­lu­ğu Irak’ta hü­küm sü­ren dev­let­ler ol­du­lar. Irak I. Dün­ya sa­va­şı­na ka­dar Os­man­lı ida­re­sin­de kal­dı.1918 Ka­sım ayın­da böl­ge­nin ta­ma­mı­nı iş­gal eden İn­gil­te­re’nin ne­za­re­tin­de 1921 de Irak dev­le­ti ku­rul­du.

Görülgüğü gibi tarih boyunca böl­ge­de Ker­kük’ü içi­ne alan hiç­bir zaman ne bir Kürt dev­le­ti nede bey­li­ği ku­rul­muştur.

Böl­ge­de Türk­ler ta­ra­fın­dan ku­ru­lan Türk­men dev­let ve bey­lik­le­ri şun­lar­dır:

a. Irak Sel­çuk­lu Dev­le­ti 1118-1194

b. Ata­bey­lik­ler

(1) Mu­sul Ata­bey­li­ği 1127-1233

(2) Er­bil Bey­li­ği 1144-1233

c. İl­han­lı­lar Dev­le­ti 1258 -1339

d. Ce­la­yir­li­ler Dev­le­ti 1339 -1410

e. Ka­ra­ko­yun­lu Dev­le­ti 1411 -1468

f. Ak­ko­yun­lu Dev­le­ti 1468 -1508

Bu dönemden sonra 1918’e kadar Osmanlı İmparatorluğu Irak’ta hüküm sürmüştür. Irak’ta Türk hâkimiyeti 900 yıldan daha fazladır. 400 yılı kesintisizdir. Yani Kürtlerin, Kerkük’ün tarihi bir Kürt kenti  olduğu iddiası bir hayal ve safsatadır. Bunu ben söylemiyorum tarih söyliyor.

   Türk Kimliğini Yok Etme Politikası

1930′lu yıllardan itibaren Irak hükümetleri tarafından bölgeye yönelik olarak sistematik bir şekilde “Araplaştırma” politikası başladı. Bu politika Saddam Hüseyin’in iktidarı döneminde büyük yoğunluk kazandı. Saddam rejimi, Irak’taki Türklerin merkezi durumunda olan Kerkük’te,… Continue reading

Hüsnü Mubarek’in devrilmesinin ardından Mısır yeni bir döneme girdi. 2011 sonunda yapılan milletvekili seçimlerinde Müslüman Kardeşler Örgütü % 50’ye yakın oy aldı. Mısır’ın geleceğini İslamcı grupların belirleyeceği artık çok açık.
Mısır örneği, sadece Arap ülkeleri için değil, Batı, ABD, İsrail ve Türkiye için de önemli işaretler taşıyor.

Amerikan Pew Araştırma Şirketi’nin Mısır’da son yaptığı kamuoyu araştırmasında çarpıcı sonuçlar var. Bu sonuçlardan bazılarını maddeler halinde kısaca ifade edelim:

Mısır’daki isyanı başlatan 6 Nisan Gençlik Hareketi ile sonradan isyana destek veren Müslüman Kardeşler Örgütü en popüler sivil toplum kuruluşları. Onları, Silahlı Kuvvetler Konseyi takip ediyor.

  • Ülkenin iyiye gittiğine inananların sayısı geçen yıl % 65 iken bu yıl % 53’e inmiş. Kötümserlerin oranı da % 34’ten % 41’e çıkmış.
  • Demokrasiye inananların oranı % 71’den % 67’ye inmiş.
  • Ekonominin iyiye gittiğine inananların oranı % 27, kötüleştiğini belirtenler ise % 71.
  • Dini liderlere güven % 83, Askerlere güven % 75 ve Medyaya güven % 70 düzeyinde.
  • Genel olarak siyasal gruplara ve liderlere olan güven gittikçe azalıyor.
  • Güçlü bir demokrasi ile güçlü bir ekonomi isteyenlerin oranı birbirine eşit durumda.
  • Adil yargılanma (%81), Ekonomik Gelişme (%81), Hür Basın (% 62), Hukuk ve Düzen (% 60), İfade Özgürlüğü (% 69), Hilesiz Seçimler (% 58), Dini Partilerin Hükümete girmesi (% 50) gibi kavramlar fazlasıyla önemseniyor.
  • İslam’ın siyasi hayata olumlu katkıda bulunacağına inananların oranı geçen yıl % 82 iken bu yıl % 64’ye inmiş. Olumsuz bakanların oranı ise geçtiğimiz yıl % 2 iken bu yıl % 25’e çıkmış.
  • Doğrudan Kuran hukukunun uygulanmasını… Continue reading

11 Eylül 2001 Sonrası değişen dünya dengeleri ve politikası, Türkiye’yi ve bölgeyi on yıl içinde önemli ölçüde değiştirdi. Geldiğimiz noktada, Türkiye ve Ortadoğu’nun en temel özelliklerini şöyle sıralamak mümkün:

◊     ABD ve NATO, Büyük Ortadoğu’da yeni bir Açık Yeşil Kuşak kurmayı planlıyor. Bu kuşağın temelinde, Milli Görüş Hareketi ve onun uluslararası geleneksel müttefiki Müslüman Kardeşler Örgütü var.

◊     Bu kuşağı yönetenlerin yaş ortalaması 50’nin üzerinde. Türkiye’de 12 Eylül, Dünyada İran İslam Devrimi ve Afganistan İşgali döneminde yetişen bir kuşak. Dolayısıyla, hem Körfez’de İran’a hem de OrtaAsya’da Afganistan İşgaline ve Ruslara karşı ABD ve NATO tarafından önemli ölçüde desteklenmişlerdi.

◊     Gençlik yıllarında İran İslam Devrimi’nden etkilenen ve mezhep ayrılığı üzerinde fazlaca durmayan İslamcı önderler, yaşları ve tecrübeleri arttıkça daha pragmatik olmayı ve hedefe ulaşmak için (ılımlı değil) daha politik davranmayı tercih ettiler. En önemli tercihleri ise; ABD ile iyi ilişkiler kurmak ve desteğini almak oldu.

◊     Fas: Buradaki en güçlü örgüt 1996 yılında kurulan Hareketu’t Tevhid ve’l Islah, yani Birlik ve Kurtuluş Hareketi’ydi. Siyasi hareketlerinin ismini 1998 yılında Hizbu’l Adale ve Tenmiye (Adalet ve Kalkınma Partisi) olarak değiştirdiler. Önceleri Saadettin Osmani tarafından yönetilen partinin başına 2008 yılında Abdullah bin Kiran geçti. 25 Kasım 2011 seçimlerinde 395 Milletvekilliğinden 107’sini kazanarak birinci parti oldular ve liderleri de Başbakan tayin edildi. Partinin simgesi Gaz Lambası.

◊     Tunus: Müslüman Kardeşler ekolünün eskiden beri en güçlü temsilcisi Nahda Hareketi ve lideri Raşid Gannuşi. Tunus devriminin ardından onlar da Hizbu’l Adale ve’t Tenmiye (Adalet ve Kalkınma Partisi) olarak… Continue reading

Ali Kerküklü¹

Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir. Oscar Wilde

Kerkük, Erbil, Telafer, Altunköprü, Kifri, Mendeli ve buralarda yaşayan Türkmenler konusunda yıllardır yazıyoruz. Türkmenler’in çok büyük sıkıntılar yaşadığını, Sürekli olarak da Kerkük’ten feryatlar yükseliyor. Burada Türkmenler üzerinde çok ağır baskılar uygulanıyor. Faili meçhul suikastlarla Türkmenler ortadan kaldırılıyor, kaçırma olayları yoğunlaşıyor. Ancak, bütün bunlara rağmen anavatanımız Türkiye nedense Kerkük’ten yükselen bu sesleri duymak istemiyor. Bu da, hiç şüphesiz, Kerkük üzerinde hain plan uygulayan Barzani ve Talabani’ye cesaret veriyor. Türkmenler sahipsiz, Türkmenler Barzani ve Talabani’nin kucağına atılmış. Öz topraklarından silinmelerine, kovulmalarına, aşağılanmalarına karşı Türkiye hiçbir şey yapmıyor, sadece seyrediyor. ABD ve İsrail’in desteğini arkasına alan Barzani ve Talabani, ne yazık ki Türkiye’yle oyun oynuyorlar. Türk askerlerinin PKK tarafından şehit edilmesine izin veren Barzani ve Talabani’nin tavırları ortada, Onların hakim olduğu bölgeden Türkiye’ye saldırılıyor, ama hep aynı kırık plak “PKK silah bırakıyor”. Yıllardır Irak’ın Kuzeyinde PKK’ya yardım ve yataklık yapan, hastanelerinde tedavi gören ve onları besleyen, büyüten, silah, idari ve lojistik destek veren kimlerdi, bunların ipiyle kuyuya inilir mi hiç?

Türk Kızılay’ı Genel Müdürü Ömer Taşlı, Pakistan’dan, Filistin’e, Bosna’ya, Endonezya’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki felaket bölgelerinde koşuşturduktan sonra Genel Müdürlüğe yükselmiş bir Kızılaycı. Taşlı, 8 Nisan 2012 tarihinde Hürriyet gazetesine verdiği söyleşide Irak’ın Kuzeyinde yaşadıklarını bakın nasıl anlatıyor: ”Hayatımda buruk olduğum tek toplum Irak’ın Kuzeyinde yaşayanlar. 1994’te ekiplerimizi, Erbil ve Dohuk’ta konuşlandırıp inanılmaz bir insani operasyon yaptık. Irak’ın Kuzeyindeki ailelerin her birine düzenli olarak üç ayda bir gıda… Continue reading

Islam World Islamic State State Religion No De...

Pentagon’un Arap Baharı planıyla hızlanan Büyük Ortadoğu Projesi’nde, yeni ve büyük bir çatışma alanı ortaya çıkıyor: İslamcı Gruplar arasında İktidar Kavgası.

Büyük Ortadoğu Projesi’ni yürütenler kısaca, Fas’tan İran’a kadar olan bölgedeki İslam ülkelerine demokrasi getirmeyi hedefliyor. Ancak, sadece ABD’nin belirlediği sınırlar içerisinde. ABD yanlısı partiler ve hatta yeni diktatörler kalabilir fakat ABD karşıtı partiler ve gruplar kesinlikle demokrasi düşmanıdır. Bir husus daha var: Sünniler demokrasi yanlısıdır, Şiiler ise demokrasiye düşmandır, hatta Müslüman bile sayılmazlar.

Libya ve Mısır’da dine dayalı partilerin seçime girmesi bu hafta içinde yasaklandı. Bu gruplar, hem ABD’ye hem de onun desteklediği İslamcı hareketlere karşılar. ABD ile işbirliği yapan büyük İslamcı gruplar ise iktidarın en güçlü adayları. Tunus’ta Nahda Hareketi, Mısır’da Müslüman Kardeşler güçleniyor. Suriye’de ve diğer İslam ülkelerinde de ABD ve Batı’nın en önemli müttefikleri Sünni İslamcı Hareketler. Müttefikler arasında ortak bir ahlaki ve felsefi düşünce yok. Birleşilen tek husus, ortak siyasi ve ekonomik çıkarlar.

ABD’nin bu yeni stratejisinin uzun vadede kendisine ne kadar büyük zararlar açacağını yazımızın sonunda belirtileceğiz. Öncelikle konuya biraz açıklık getirelim.

Büyük Ortadoğu’da ABD ve Batı’yı rahatsız eden 3 önemli ülke vardı: Libya, Suriye ve İran. Irak ve Afganistan’daki başarısızlıkların ardından bu ülkelere yönelik yeni bir askeri harekat yapılması mümkün değildi. Bir değişim olacaksa, bütün Arap dünyasını harekete geçirecek ortak bir heyecan ve plan olmalıydı. Nitekim, Batı yanlısı Fas üzerinde fazla durulmadı. Tunus’tan başlayarak kontrollü bir Arap isyanı başlatıldı. Ürdün, Arap Yarımadası ve Körfez ülkeleri bu değişimin… Continue reading

Map to show current affiliations of European C...

Map to show current affiliations of European Countries with the North Atlantic Treaty Organization (NATO). Several NATO Member areas not included in the map, such as the United States, Canada, Greenland, and French Guiana. Česky: Mapa zobrazující partnerské smlouvy NATO v Evropě a okolí. (Photo credit: Wikipedia)

11 Eylül 2001 tarihi ile başlayan yeni ABD ve NATO politikalarının on yılını tamamladık. Bu on yılda yaşanan olaylar ve tecrübeler, gelecek on yıl içinde önemli ipuçları veriyor. NATO’yu kontrol eden ABD ve Pentagon liderlerinin İslam dünyasından görünen bu bakış açısını dikkatle değerlendirmelerini umarız.

Tarihe kısa bir göz atarsak; ABD ve NATO, II. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa, Ortadoğu ve Asya’nın önemli bir tarafı haline geldi. Bu tarihlerde, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın, 1800’lü yıllarda başlayan İslam Dünyası politikaları tamamen iflas etmişti. Sanayileşme ve ham madde ihtiyacı, Ticaret Yollarının Kontrolü ve Petrol Alanları Hakimiyeti, Avrupalı ülkelerin gözlerini karartmıştı. Ne İngiltere’nin demokrasiye temel olan Aydınlanma Felsefesi, ne Fransa’nın Rönesans Düşüncesi ne de Almanya’nın Diyalektik Fikri, yeni dünyaya taşınamadı. Emperyalizm, insanlığın ürettiği bütün güzel fikirleri ve felsefeleri kararttı. İngiltere 1800’lü yıllardan başlayarak Hindistan ve Uzak Doğu yolundaki bütün İslam ülkelerinde işgal, kaos ve isyan politikalarına hız verdi. Bir yandan Almanya ile doğrudan mücadele ederken, diğer yandan da kimi zaman ittifak kurduğu Fransa’yı da özellikle Ortadoğu’da diskalifiye etmeyi başardı. İngiltere, bu konuda Amerikan iç savaşında ve Birleşik Devletlerin kuruluşunda da önemli bir zafer kazanmıştı.

İngiltere’nin, İslam dünyasındaki başarısı, Kuzey Amerika’daki gibi kalıcı ve uzun süreli… Continue reading

Islam

Islam (Photo credit: rogiro)

Akıl mı yoksa İnanç mı önce gelmeli? Hangi din ve inançtan olursa olsun, aslında her insanın temel sorunu budur. İnanç kesinleşmiş kabul demektir. Önce İnanç dersek, kesinleşmiş bir kabul ve önyargı ile yola çıkmış oluruz. Bu ön kabul ile bütün bilimsel ve mantıksal kurallar inanca göre şekil alır. Hıristiyan Felsefesi’nde olduğu gibi, Baba, Oğul, Kutsal Ruh üçlüsüne sorgulamadan inandıktan sonra, aklın isyanı boşunadır.

İslam toplumu da bugün çok farklı bir noktada değil. Kesin inançlı Müslümanlar için, İman Aklı kuşatmıştır. Sınırları belirlenmiş, kesin kuralları konulmuş ve öncekiler tarafından yorumlanmış olan İnanca ters düşen Akılda mutlaka bir sakatlık vardır. Aklın inancı şekillendirmesi gerekirken, İnanç aklı, mantığı ve bilimi şekillendirmektedir. Küfre girmemek için İnanca aykırı olan her şey tevil edilir.

Halbuki Allah, Kuran’da doğrudan Aklı muhatap almıştır. Muhatap Peygamber, Erkek, Kadın değildir, doğrudan hitap edilen ve düşünmeye davet edilen Akıldır. Kuran, kavramların anlaşılması için çoğu zaman hikayeleştirme yöntemini kullanır. İnsanın yaratılışı anlatılırken; Allah Meleklere : “Ben yeryüzünde bir Halife (Temsilci) yaratacağım” dediğinde Melekler: “Yeryüzünde kan dökecek ve bozgunculuk yapacak bir varlık mı yaratacaksın?” sorgusunu getirmişlerdir. Bu sorgu ve mantığa temel olan husus; yeryüzünde yaratılmış bulunan ve akıl sahibi olmayan bütün canlıların temel vasfının kan dökücü ve bozguncu olmasıdır. İnsanı, yeryüzünde yaratılmış bulunan diğer canlılardan ayıran tek fark onun Akıl sahibi olmasıdır. Adem, geleneksel dinlerde anlaşıldığı gibi ilk insan veya ilk erkek değildir ve Ademoğlu kavramı ile anlamını bulan bir cins isimdir, insanı simgeler. Kadın, erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmamıştır. Kadın ve Erkek… Continue reading

Get Adobe Flash player